Bugün ülkemizde mevcut en büyük banknotla sadece 4 kilo patates alınabiliyor. Böyle giderse, cebe sığmayan kalın bir deste taşımak zor geleceği için, bir süre sonra vatandaş pazar alışverişinde bile banknotları kullanamaz hale gelebilir. En yüksek 200 TL'lik banknotun ABD doları karşılığı sadece 4,16 dolar veya 3.63 euro. Yabancı paralar karşısındaki bu düşük değer ekonomik olarak güven sarsıcı. Elindeki bir tomar milli paranın kısıtlı bir satın alma gücü olduğunu vatandaş yakından deneyimliyor.
Değişim değeri yeterince yüksek banknot eksikliği Türk lirasını gıda alışverişinde dahi kullanılamaz hale getiriyorsa, varın daha yüksek değerli alışverişlerdeki durumu değerlendirin. Her tür alışverişte kart kullanımı nerdeyse zorunlu hale geldi. Peki, dijital okuryazarlığı düşük olduğu için kullanamayanlar (örn. yaşlılar, engelliler) veya kullanmak istemeyenler ne olacak? Ayrıca kart kullanımı pos cihazı, internet altyapısı, elektrik şebekesinin sürekli varlığını gerektiriyor. Ülkenin her noktasında her an bu hizmetlerin var olduğundan veya bugün varsa yarın bir afet, savaş veya siber saldırı vs durumunda olacağından emin miyiz? Bir de kartla alışverişlerde kimi işyerlerinin, kart kullanımının satışları artırma ve müşterinin satın almayı ertelememesine yardımcı olma avantajlarının üstünü örtüp kendilerinin ödemeleri gereken komisyon ücretini de müşteriden talep etmeleri durumu var. Üstelik birçok işyeri, nakit ödemede indirim yapmıyor.
Para somut, elle dokunulan bir temsili değer olmaktan çıkıp sadece elektronik olarak saklanan ve varlığına inanılan, tamamen sanal bir kurgu haline mi geliyor? Yoksa geliyor değil de çoktan mı böyle oldu?